sosyomat.com

  1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

Nazım Hikmet

 (devamı)

bu topluluğa katıl

(üyelik herkese açık)

fotoğraflar

grup fotoğrafları
  1. mini
  2. mini
  3. mini
  4. mini
  5. mini
  6. mini
  7. mini
  8. mini

kadın sustu..
sarıldılar.
bir kitap düştü yere
kapandı bir pencere,
ayrıldılar!

melektavusss   29 Temmuz 2011 05:13  

Sana gelince...
Ne ben Sezar'ım,
Ne de sen Brütüs'sün...
Ne ben sana kızarım,
ne de zatın zahmet edip bana küssün..
Artık seninle biz,
düşman bile değiliz...

karatas84   28 Ocak 2011 12:56  

Merhaba ben Funda Yanar; Bu sanal dünya da iki yıldır hiç aksatmadan dul bir kadın sesi olarak yaşama dair penceremden seslenmekteyim. Benim blog sayfamda içeriği dopdolu bir dergisi kıvamında her gün özenle seçtiğim haberi, makaleri, ilginç yazıları, siirleri, müzikleri, mizah, kadın sağlık, magazin olaylarını, edebiyat ve sinema eserleri hakkındaki yazıları ve yorumları okuyucularımla paylaşmaktayım.
Simdi sen de benim bir okuyucum olur musun ?
Dul Bir Kadının Sesi : www.fundayanar.com

fundayanar   27 Ocak 2011 12:53  

1902'de doğdum
doğduğum şehre dönmedim bir daha
geriye dönmeyi sevmem
üç yaşında Halep'te paşa torunluğu ettim
on dokuzumda Moskova komünist üniversite öğrenciliği
kırk dokuzumda yine Moskova'da Tseka-Parti konukluğu
ve on dördümden beri şairlik ederim
kimi insanlar otların kimi insan balıkların çeşidini bilir ben ayrılıkların
kimi insan ezbere sayar yıldızların adını ben hasretlerin

hapislerde de yattım büyük otellerde de
açlık çektim açlık grevi de içinde ve tatmadığım yemek yok gibidir

otuzumda asılmamı istediler
kırk sekizimde Barış madalyasının bana verilmesini verdiler de
otuz altımda yarım yılda geçtim dört metrekare betonu
elli dokuzumda on sekiz saatte uçtum Prag'dan Havana'ya

Lenin'i görmedim nöbetini tuttum tabutunun başında 924'te
961'de ziyaret ettim anıt kabri kitaplarıdır

partimden koparmağa yeltendiler beni sökmedi
yıkılan putların altında da ezilmedim

951'de bir denizde genç bir arkadaşla yürüdüm üstüne ölümün
52'de çatlak bir yürekle dört ay sırtüstü bekledim ölümü

sevdiğim kadınları deli gibi kıskandım
şu kadarcık haset etmedim Şarlo'ya bile
aldattım kadınlarımı
konuşmadım arkasından dostlarımın

içtim ama akşamcı olmadım
hep alnımın teriyle çıkardım ekmek paramı ne mutlu bana

başkasının hesabına utandım yalan söyledim
yalan söyledim başkasını üzmemek için ama durup dururken de yalan söyledim

bindim tirene uçağa otomobile
çoğunluk binemiyor
operaya gittim çoğunluk gidemiyor adını bile duymamış operanın
çoğunluğun gittiği kimi yerlere de ben gitmedim 21'den beri camiye kiliseye tapınağa havraya büyücüye ama kahve falına baktırdığım oldu

yazılarım otuz kırk dilde basılır Türkiye'mde Türkçemle yasak

kansere yakalanmadım daha
yakalanmam de şart değil
başbakan fakan olacağım da yok
meraklısı da değilim bu işin
bir de harbe girmedim
sığınaklara da inmedim gece yarıları
yollara da düşmedim pike yapan uçakların altında
ama sevdalandım altmışıma yakın
sözün kısası yoldaşlar
bugün Berlin'de kederden gebermekte olsam da insanca yaşadım diyebilirim
ve daha ne kadar yaşarım başımdan neler geçer daha kim bilir
(11.9.'61 - Doğu Berlin)

pLzz   02 Ocak 2011 20:28  

o mavi gözlü bir devdi
minnacık bir kadın sevdi...

nikos   26 Kasım 2010 13:38  

ben sende imkansızlığı sevdim ama umutsuzlu aslaa!!

ahmet telli   21 Ekim 2010 18:04  

komünizmin şairi

ersino   23 Ağustos 2010 22:11  

Ben
senden önce ölmek isterim.
Gidenin arkasından gelen
gideni bulacak mi zannediyorsun?
Ben zannetmiyorum bunu.
İyisi mi,
beni yaktırırsın,
odanda ocağın
üstüne korsun
içinde bir kavanozun.
Kavanoz camdan olsun,
şeffaf,
beyaz camdan olsun
ki içinde beni görebilesin
Fedakârlığımı anlıyorsun:
vazgeçtim toprak olmaktan,
vazgeçtim çiçek olmaktan
..........

mells   23 Ağustos 2010 12:02  

Bu arada NTV tarih dergisi bu ay Nazım konulu bir doya ve kendi sesinden Küba Seyaheti ve Saman Sarısı adlı iki şiiri olan bir CD veriyor...
Nazım hayranlarına duyrulur

cerjinski   10 Temmuz 2010 17:52  

Ben
senden önce ölmek isterim.
Gidenin arkasından gelen
gideni bulacak mı zannediyorsun?
...Ben zannetmiyorum bunu.
İyisi mi,beni yaktırırsın,
odanda ocağın üstüne korsun
içinde bir kavanozun.
Kavanoz camdan olsun,
şeffaf, beyaz camdan olsun
ki içinde beni görebilesin
Fedakarlığımı anlıyorsun
vazgeçtim toprak olmaktan,
vazgeçtim çiçek olmaktan
senin yanında kalabilmek için.
Ve toz oluyorum
yaşıyorum yanında senin.
Sonra, sen de ölünce
kavanozuma gelirsin.
Ve orada beraber yaşarız
külümün içinde külün
ta ki bir savruk gelin
yahut vefasız bir torun
bizi ordan atana kadar...
Ama biz
o zamana kadar
o kadar
karışacağız
ki birbirimize,
atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz
yan yana düşecek.
Toprağa beraber dalacağız.
Ve bir gün yabani bir çiçek
bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse
sapında muhakkak
iki çiçek açacak :
biri sen
biri de ben.
Ben
daha ölümü düşünmüyorum.
Ben daha bir çocuk doğuracağım
Hayat taşıyor içimden.
Kaynıyor kanım.
Yaşayacağım, ama ,çok, pek çok,
ama sen de beraber.
Ama ölüm de korkutmuyor beni.
Yalnız pek sevimsiz buluyorum
bizim cenaze şeklini.
Ben ölünceye kadar da
Bu düzelir herhalde.
Hapisten çıkmak ihtimalin var mı bugünlerde?
İçimden bir şey :
belki diyor.

Lei Che    01 Temmuz 2010 14:24  

nazımhikmet tv

Vatan Haini
 

son cevherler

topluluğa son katılanlar

  1. karaktersiz karakter
  2. mechul ul ahval
  3. terzaparte
  4. polybeb
  5. anarquistaa
  6. yunusbayram
  7. crayzugr
  8. ojalaa
  9. aycanyuce
  10. B90
  11. ozchee
  12. ozgecann
  13. bulutsuz35
  14. umtsnl
  15. mell409
  16. Nthing7

tümü »
rapor et bu topluluğun kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.

pilli projeleri: pilli.com: kollektif bağımsız içerik | sosyomat.com: arkadaşını etiketle | put.io: online cloud storage